|
"PONTUS`UN
YITIK KIZI / TAMAMA"
"THE
MISSING DAUGHTER OF PONTOS / TAMAMA"
Emre
DUMAN
Belge
Yayinlari, 1993
YORGO
ANDREADIS
(1993
ABDI IPEKCI BARIS ODULU)
"Savasin guzeli, adili olmaz. Butun savaslar gaddarcadir
ve katilanlari kotulestirir.
Onun ardinda yatan ne olursa olsun..."
Bu
sozcuklerle tanitiyor kitabini Yorgo Andreadis. 1930
yilinda Batum`dan Yunanistan`a goceden bir ailenin cocugudur ve kendi
deyimiyle "Yunanistan
ile Turkiye arasinda bir insanlik koprusu kurmak amaciyla"
kaleme sarilir. "Neden Kardesim Husnu", "Temel
Garip Todoron", "Gizli Din Tasiyanlar"
ve "Pontus`un Yitik Kizi / Tamama" Turkce`ye
cevrilen kitaplari. Yazdiklariyla hem Turkiye`de hem
de Yunanistan`da olumsuz tepkiler gormus. Kendi ulkesinde
"Ankara`nin ucretli ajani olmakla", Turkiye`de
"Pontus hayalini gerceklestirmek icin calismakla"
suclanmis.
Oyku,
Cumhuriyet oncesi Anadolu`da gecmektedir. Yuzyil baslarinda
Rus isgali
ile baslayan karmasa gunlerinde Dogu Karadeniz`den Yunanistan`a gocmek zorunda kalan bir ailenin, henuz
savasin ne oldugunu
anlayamayacak yastaki kucuk kizinin, Tamama`nin
yasanmis oykusudur.
Karadeniz`in
kucuk, sakin kasabalarindan birinde, Espiye`de, kimi Musluman, kimi Hristiyan, birbirine komsu aileler, babadan
ogula, anadan kiza suregelen komsuluk, dostluk duygusuyla
birarada yasamaktadirlar. Ayni turkuleri soyleyen, ayni
sekilde giyinen, ayni bicimde dans eden bu insanlar,
kutsal bildikleri yerlerde birlikte dilekte bulunmakta,
gurbete giderken evlerini birbirlerine emanet etmekte,
din ve dil ayirmaksizin birbirlerini korumaktadirlar.
Onlar, herseyden once "hemsehri"dirler.
Derken
Espiye uzerinde kara bulutlar belirmeye baslar. Dogu
Karadeniz`de Rus isgali, Balkan Savasi ve Trakya`dan
Anadolu`ya goceden Turk ailelerin Espiye`de yerlestirilmeleri.
Kasabanin Hristiyan din adami Papayanni, ailesi ile
birlikte Sivas`a gocetmek zorundadir artik. Ustelik
bir daha donmemek uzere. Turk komsusu Ibrahim, Papayanni`ye
olan dostluk duygusunun bedelini, ona ait evi korumak
isterken caniyla oder. Aile, uzun yolculuk boyunca soguk
ve salgin hastaliklar nedeniyle kayiplar verir. Tamama,
yolculuk sirasinda kardeslerinden ayrilir. Sigindigi
bir Turk subayin, kendisiyle yasit kizi ile birlikte
Turkiye`de buyur ve Yunanistan`da yasayan kardeslerini
bulmasi, yasaminin son gunlerine rastlayacaktir.
Oykude,
savasla ilgisi olmayan bir varligin, "bir cocugun",
savas yuzunden yasadigi bireysel trajedi anlatilmaktadir.
Fakat gercekte vurgulanan, savasin acimasiz yuzudur.
1993 Abdi Ipekci Baris Odulu`nu alan oyku, zannederiz
gozyaslari ile okunacak ve iki ulus arasinda baris ve
dostluk koprusunun yeniden kurulmasi icin belki kucuk
bir duygu temeli atacaktir.
|