|
Kayakoy:
Orada Bir Koy Var Uzakta!
Yazi
ve Fotograflar: Hande GUMUSKEMER
Zaman
tüneli içinde olusan uygarliklar zincirinde,
vahsi Toroslarin erisilmez doruklarindan süzülerek,
Akdeniz'in köpük köpük lacivert
sularina kavustugu essiz bir duraktir Kayaköy.
Bir zamanlar sokaklarini civil civil çocuk seslerinin
doldurdugu, yaklasik 3500 hanelik bu köy, 1922
yilindan bugüne hüzünlü bir yalnizliga
ve terkedilmisligi yasamaktadir.
 |
| Kayakoy,
Klise, Ic gorunum |
Mugla'ya
130 km uzaklikta olan Fethiye ilçesinin pek fazla
bilinmeyen, fakat son zamanlarda Mimarlar Odasi'nca
popüler hale getirmeye çalistigi bu beldesine
iki yoldan ulasilabilir. lki Fethiye Kalesi'nin arkasindan
güneye dogru inen 7 kilometrelik orman yoludur.
Digeri ise Fethiye'den Ölüdeniz'e giderken
Hisarönü Köyü'nden devam eden 4
kilometrelik yoldur. Yolun sonundaki dik yamaca ulastiginizda
sizi Kayaköy'ün çatisiz ve parçalanmis
tas evlerini karsilar. Bir kismi doga tarafindan bir
kismi insan eliyle tahrip edilen bu evler, yillar süren
bir bekleyisin sessizligini tasir gibidirler.
Bazi
kaynaklara göre 11.yüzyilda, bazilarina göre
ise 14.yüzyilda bölgede yasayan Rumlar tarafindan
Likya uygarliginin kalintilariüzerine kurulan Kayaköy,
kuruldugundan bugüne iki büyük depreme
taniklik etmistir. Bu depremlerden ilki 1856, ikincisi
1957 yilinda yasanmistir. Kayaköy'ün her iki
deprem sonrasinda da hayatta kalmayi basaran tas evleri
ve kiliseleri özellikle 1856 yilindaki deprem sonucu
evsiz kalan Fethiye halkina geçici olarak evsahipligi
yapmistir.
 |
| Kayakoy,
Damsiz Tas Ev & Somine |
Eski
adi Lévissi olan Kayaköy'ün mimari
yapilari incelendiginde, bu ufak beldenin 20.yüzyila
gelene kadar kültürel ve ekonomik anlamda
dopdolu bir geçmise sahip oldugu gözlenir.
3500'e yakin tas evi, 2 büyük kilisesi, 2
sapeli, okulu, hastahanesi, eczanesi, dükkanlari,
zanaat atölyeleri, kütüphanesi hatta
bir zamanlar Güney Ege'nin en güçlü
gazetesi "Karya"yi çikartan basimevi
ile Kayaköy zengin bir kültürel mirasin
izlerini tasimaktadir.
Insan
sormadan edemiyor kendine: Acaba mubadele oncesinde
nasildi burada yasam?.... Komsuluklar, dostluklar,
kiskançliklar, gizli gizli yasanmis belki de
yarim kalmis asklar, 'acaba ile baslayan bu sorular
zinciri sizi ister istemez alip geri götürüyor
o günlere...'
Kayaköy'deki
evlerin, o dönemin yapilariyla karsilastirildiginda
mükemmel bir düzenlemeye sahip oldugu görülür.
Köydeki tüm evler içiçe fakat
birbirinin görüntüsünü kesmeyecek
ve günes isisini örtmeyecek sekilde insa edilmiltir.
Hemen hemen her eve iki veya daha fazla sayida sömine
ve sarniç insa edilmistir. Bölgede uzun
yillar yasanan su sikintisi nedeniyle insa edilen sarniçlar
genelde evin mutfak bölümünün içinde
ya da söminelerin yaninda yeralmaktadir. Duvarlara
açilan su kanallari ve damdan gelen yagmur sularinin
toplanmasi sonucunda biriktirilen bu "dogal su
depolari" halkin kurak dönemlerde imdadina
yetismistir.
 |
| Kayakoy'den
bir goruntu |
Köyün
iki büyük kilisesinden ilki, tepenin üzerindeki
Taxiarhis Kilisesi'dir. Diger büyük kilise
ise köyün asagi mahallesinde yeralan Panaghia
Pyrgiotissa Kilisesiídir. Mermer aksami Rodos'tan
getirtilen Panaghia Pyrgiotissa 1880 depreminden 8 yil
sonra restore edilmistir. 350 senellik oldugu sanilan
bu kilisenin mozayikleri ise sahilden toplanan çakil
taslari ile yapilmistir. Kilisenin kayda deger bir baska
ilginç yani da pencerelerin altinda bulunan kapali
pencere motifleridir. Köyün kuruldugu tepenin zirvesinde bulunan sapel
ise zaman zaman gözetleme kulesi olarak da kullanilmistir.
Tepenin arkasindaki koy uzun yillar dogal bir liman
islevi görmüs, çogunlukla Yunanistan ve Rodos'tan mal getirip götürmek amaciyla
kullanilmistir.
Kayaköy'ün
biraz ilerisinde bulunan lahitler pek az kimse tarafindan
bilinmektedir. Bunlar tek kisilik veya 3 kisilik aile
mezarlari seklinde yapilmistir. Kayalara oyularak yapilan
bu mezarlardan yarim kalanlara da rastlanmaktadir.
Ticarette
oldukça aktif ve basarili olan Rumlarin baslica
geçim kaynagi sarapçilik ve küçük
çapta yatirimcilik idi. Rumlar evlerini çevredeki
kayalik arazilere kuruyor, ekilebilir, verimli topraklari
da sarapçilik için kullaniyorlardi. Köyün
kuruldugu tepedeki mahzenin biraz asagisinda bekletilen
saraplar hem bölge ihtiyacini karsiliyor hem de
ticari amaçla kullaniliyordu. Saraplar hazirlandiktan
sonra tahta varillere konup mahzen fonksiyonu gören
magaralara yerlestiriliyor ve soguk hava deposunu andiran
bu magaralarda
bozulmadan en az bir sene saklanabiliyordu.
 |
| Kayakoy,
klise, dis gorunum |
Lozan
Mübadelesi öncesinde bir Rum köyü
olan Kayaköy, mübadele sonrasinda Yunanistan'dan
gelen Türkler tarafindan yerlesim bölgesi
olarak seçilmistir. Türklerin köye
yerlesmesi ile köy ahalisi tarim ve hayvanciliga
yönelmis, ne var ki köyün topraklari ve cografi özellikleri
tarim için gerekli dogal kaynaklari içinde
barindirmadigindan buraya göçeden Türkler
yavas yavas Kayaköyíü terketmisler,
ve zamanla köy bombos bir mekan haline gelmistir.
 |
| Kayakoy,
tepenin uzerinde yer alan ve sarap mahzeni olarak
kullanilan magara. |
Bu
arada Kayaköy'ü terkederek Yunanistan'a göçeden
Rumlar da Atina yakinlarinda Levissi adi altinda yeni
bir yerlesim merkezi kurmus ve Kayaköy'deki anilari
bohçalayarak veda etmislerdir tas evlerine.
 |
| Kayakoy,
damsiz tas evlerden bir goruntu... |
Çatisiz
evleri ile bir hayalet sehri andiran Kayaköy, son
yillarda TC Bayindirlik Bakanligi'nin korumasi altinda
3.derecede Kentsel ve Arkeolojik
sit alani ilan edilmistir. Ayni zamanda Kayaköy'ün
Türkiye Mimarlar Odasi ve Türk Yunan Dostluk
Dernegi öncülügünde baslatilan bir
proje kapsaminda Türk-Yunan dostluk köyü
haline dönüstürülmesi yolunda çalismalar
da yapilmaktadir.
E-mail:
Hande Gumuskemer > handes70@hotmail.com
|